Bayrak

SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜLÜĞÜNÜN ÜLKEMİZDE BAŞLANGICININ 30. YIL DÖNÜMÜ

  • 29.06.2020
SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜLÜĞÜNÜN ÜLKEMİZDE BAŞLANGICININ 30. YIL DÖNÜMÜ

Amatör Telsiz Servisi çalışmalarına, ülkemizde 1937 yılından beri izin verilmiyordu. 3222 sayılı Yasa, telsiz haberleşmesinin izne bağlandığını hükme bağlamış olmasına rağmen bu izin, radyo amatörlüğü bir kenara, belediyelere bile verilmiyordu. Başka bir deyişle “izin vermek konusundaki aşırı çekimserlik neticesinde uygulama fiilen yasağa dönmüş durumdaydı”. Belediyelere telsiz izni ilk kez 1977 yılında, başka bir deyişle 3222 sayılı yasanın yürürlüğe girişinden 40 yıl sonra ancak verilebildi.

            3222 sayılı yasanın yerini alacak olan 2813 sayılı yasa ülkemizin henüz “Ara Rejim” döneminde ve yasama organının “Danışma Meclisi” olduğu günlerde yayımlandı. Yayımlandığı tarihte Avustralya’da Radyo Amatörlüğünün 80. Yılı kutlanıyordu. Yasada Amatör Telsizciliği (Radyo Amatörlüğünü) serbest bırakacak 12. Maddenin gerekçesi ise “bu servisin olağanüstü haller ve afetlerdeki önemli hizmetleri” olarak kayıtlara geçti. Böylece Radyo Amatörlüğünün önü “izin” gibi muğlak ve bürokrat inisiyatifi veya yaklaşımına koşut bir çerçeveye mahkûm bırakılmaksızın net bir şekilde açıldı. Gerek yasanın, gerekse 1 yıl sonra yayımlanacak olan Yönetmeliğin hazırlanış sürecine TRAC’ın katılımı ilgili kamu kurumlarınca özellikle istendi. Ancak yıllardır mevcut olan “kamusal-bürokratik endişeler” gene baskın çıktığı için güncel dünya standardına tam uyumlu bir mevzuat oluşamadı.

            Onca yıllık hasretin bitmesi üzerine, Minnet Borcumuzu ödemeye başlamak için 1986 yılında dönemin İstanbul Valisinden randevu alınarak Radyo Amatörlüğünün önünü açan yasa maddesinin gereğini yerine getirmek hedefli ilk girişim yapıldı. Randevu başvurusu yapılırken Sivil Savunma Yasasının 11.Maddesi çerçevesinde Afet Haberleşmesi Gönüllülüğü konusunu görüşmek istediğimizi belirtmemize rağmen Valinin herhangi bir araştırma yapmaksızın “böyle bir yasa maddesi yok” şeklindeki ilginç beyanı üzerine sonuç alamayacağımızı hemen anlamış olduk.

            1989 yılında Trabzon’daki Sel Felaketinde İl Merkezi ile Akçaabat İlçesi arasındaki köprünün hasara uğraması ile birlikte telefon bağlantısında da hasar oluşmuş, bu nedenle kurumlar arası koordinasyon haberleşmesinde ciddi sorunlar gözlemlenmişti. Dönemin TRAC Trabzon Şubesi Başkanı Rahmetli Sedat MELEK (TA7A-sk) Trabzon sahiline inip Akçaabat’a gidecek olan Sahil Güvenlik Botuna binmek suretiyle Akçaabat’a ulaşıp koordinasyon haberleşmesini üstlenmek istediğinde aldığı olumsuz yanıtı nasıl üzgün bir şekilde anlattığını hiç unutamam.

            1990 yılı Haziran ayında bana tebliğ edilen bir yazı ile 7126 Sayılı Sivil Savunma Yasasının 13. Maddesi mucibince  “Avcı Birlikleri” yapılanmasında görevlendirildiğim ve eğitime alınacağımdan bahisle, konuyla ilgili olarak Beşiktaş İlçe Sivil Savunma Müdürlüğüne başvurmam bildirildi. Avcı Birlikleri, olası bir Savaş halinde cephe gerisinde görev yapan silahlı Sivil Savunma birimlerine verilen isim.

            Bunun üzerine Beşiktaş İlçe Sivil Savunma Müdürlüğüne gittim. İlçe Müdürü Sayın İbrahim GÜLER Bey’e “daha iyi bir önerimizin olduğunu, Sivil Savunmanın haberleşmesine gönüllü olarak destek vermek istediğimizi” belirttim.

             Bu öneriyi çok ikna edici bulmadığını gözlemlediğim İlçe Müdürü, İl Müdürü Sayın Zekai BÜYÜKSARAÇ’ı telefonla aradı ve önerimizi aktardı.

Odanın çapraz köşesinde, İlçe Müdüründen 5-6 m mesafede olmama ve telefon ahizesinin İlçe Müdürünün kulağında olmasına rağmen İl Müdürünün heyecanla ve hararetle “hemen gelsinler, yakında tatbikat var, görüşelim” dediğini duydum.

            Bunun üzerine ertesi gün kendisini ziyaret ettim ve yapabileceklerimizi anlattım.

            Yaklaşık 1 hafta sonra, 10 Haziran 1990 günü Üsküdar’da Selimiye Kışlasının yanındaki futbol sahasında gerçekleşecek tatbikatta sahaya itfaiye ve ambulans sevkinin bu birimlerin istasyonlarında bulunacak TRAC üyelerine telsizden çağrı yapmak suretiyle sağlayacağımızı belirttim. Görüşmemizde böyle bir uygulamanın o güne dek hiçbir tatbikatta yapılamadığını, zira Sivil Savunmanın telsizi olmadığını da öğrendim. Böylece bu tatbikatın, telsiz haberleşmesinin kullanıldığı ilk Sivil Savunma tatbikatı olacağını da fark ettim.

            Tatbikat gününden önce Üsküdar İtfaiye Grubu ve Zeynep kâmil Mevkiindeki Ambulans noktasını ziyaret edip tatbikat alanı ile simpleks haberleşmesini test ettik.

Sorun yoktu, muhabere kolayca yapılabiliyordu. Bu noktada hatırlatmam gereken iki husus var. Birincisi o tarihte Röle yoktu, ikincisi de sadece 2 m bandı bize açıktı, 70 cm hiç yoktu.

Tatbikat günü geldiğinde Sivil Savunma yetkililerinin endişeli olduğunu fark ettik, İtfaiye ve Ambulansın (tatbikatlarda alışıldığı üzere) “megafon menzilinde” olmalarında ısrarlıydılar. Biz de onların içini rahatlatmak için bir “ara çözüm” önerdik. İtfaiye aracıyla gelen araç komutanı, bizim İtfaiye Grubundaki arkadaşımıza bizden çağrının gelip gelmediğini kendi telsizinden doğruladıktan sonra yakında bekleyen araca hareket emri verecekti. Ambulans kısmı daha kolay çözümlendi, zira ambulansın tatbikat alanında bekletilmesinden Ambulans Servisi de (o tarihte “077 Hızır Acil”) kaçınıyordu. Sonuç itibariyle bizim önerdiğimiz metod uygulandı ve sevk emri bizim çevrim üzerinden iletildi. Böylece ülkemizde telsizin kullanıldığı bir Sivil Savunma tatbikatı ilk kez başarıyla icra edildi.

Bu tatbikat ayrıca Sivil Savunma Kanununun 11. Maddesinin ilk kez uygulandığı örnek olması babındaki diğer “ilktir”.

Tatbikatı izleyen erkânın hayretle bakışları ve tatbikattan sonraki tebriklerini unutamam.

Bu çalışmayı daha sonra İstanbul’da, Adana’da ve Ankara’da gerçekleştirilen tatbikatlar izleyecekti. 2021 yılı Ocak ayında 30.yıldönümü vesilesiyle anlatacağımız ilk gerçek olay görevini başarıyla yerine getirince Afet Gönüllülüğünün kurumsal bir yapıya geçmesi aşamasına gelinecekti.

Sonuç itibarıyla 1990 Üsküdar Sivil Savunma Tatbikatının ülkemizde Afet Gönüllülüğünün önünü açan temel çalışma olduğu yadsınamaz bir gerçektir. TRAC’ın öncülüğü ve inisiyatifinin mesleğine tutkulu ve vizyon sahibi bir İl Sivil Savunma Müdürü ile buluşması bu bağlamdaki kilit faktördür. Daha sonraki evrelerde ise, bu kez vizyon sahibi bir Sivil Savunma Genel Müdürü olan Rahmetli Ahmet Turan BOZKIR’ın inisiyatif kullanması sonucunda ilk gerçek olay çalışmasını yapabilmemizin yolu açılacak ve Afet Gönüllülüğünün kurumsal bir yapıya geçmesi aşaması gerçekleşecekti.

Konunun diğer ilginç bir başka boyutu ise yasanın bir maddesinin 1958 yılında yürürlüğe girdikten sonra ancak 1990 yılında bir uzman gönüllü kuruluşun ısrarlı girişimleri sonucunda işlerlik kazanmış olmasıdır.

Süreçte yaşanan bir başka ilginç ve ibretlik anekdot ise, İstanbul’da aynı yıl yapılan diğer tatbikatlardan bir tanesinde Beşiktaş İlçe Sivil Savunma Müdürünün yanıma gelip “sizin derneğin Sultanahmet’ de yerleşkesi var mıydı?” sorusunu sormasıyla gelişti. Ben de “evet, o dönemde üye değildim, ama böyle bir yerleşke olduğunu biliyorum” cevabını verdim.

Bunun üzerine Müdür Bey “biliyor musunuz, ben sizin derneğe <12 Mart 1971 dönemindeki rutin uygulama gereği> baskın yapan timin başındayım” dedi ve kahkahalarla gülmeye başladı. Sonra her karşılaştığımızda, özellikle tatbikatlarda yüksek sesle bunu anlatır ve gülerek olayın ilginçliğini vurgulardı. Bir dönem merkezine baskın yapılan dernekle 19 yıl sonra kritik bir konuda işbirliği yapılıyor olması gerçekten çok ilginç bir durumdu.

            Bu tatbikatta görev alanlardan bazıları ebediyete intikal etti, onları Rahmetle anıyoruz. Hayatta olan katılımcıların bir bölümü bizden yollarını ayırdı, bazıları ise halen aramızdalar. Onların hepsine de sağlık ve mutluluk dilerim. Bu tatbikata katılmamızı mümkün kılıp Afet Gönüllülüğünün önünü açan ilk adımın atılmasını sağlayan İstanbul Sivil Savunma Müdürü Sayın Zekai BÜYÜKSARAÇ’a emekliliğini yaşadığı Konya’da Plaket takdim ederek kendisine şükranlarımızı ifade etmiş olmanın mutluluğu ile 73!

   Aziz ŞASA,TA1E

TRAC Genel Başkanı

 

Tatbikat davet yazısını okuyabilmek için resme tıklayınız